7 Ağustos 2009 Cuma

dip not...

Birgün gelecek, hayatının en mutlu anını yaşayacaksın. Koşa koşa babanın yanına gidip seninde baba olacağını söyleyeceksin. Derken 9 ay sonra Hayatını adadığın kadının, dünyanın en güzel hediyesini kucaklarına sunacak. O günden itibaren üç kişisinizdir. Yatak odanda birde ufak bir beşik tıngır mıngır sallanıyor olacak ve uykulu gecelerini özler olacaksın. Hayatının en güzel kadınınından, hayatının en güzel çocuğu. Bu beşikte sallanan sıpanın ileride çıkarmadığı zorluk kalmayacak. Geçim sıkıntısının git gide yükseldiği günlerde ihtiyaçlarına karşılık verememekten korkar olacaksın. Okuldan döndüğünde, okul aidatının geciktiğini sana hıçkıra hıçkıra söyleyecek. Yada diğer çocukların pastel boyalarının olduğunu, onunla paylaşmadıklarını sana anlatıcak. Sonrasında okula gönderemeyeceksin... Çaresizlikten, yanındaki muhteşem kadının artık sana eskisi gibi gülemediğini farkedeceksin ve çocuğunu okula gönderememenin, yokoğlu yokluğunu her fırsatta yüzüne vurur olacak. Bunun acısını en ufak bir fırsatta da senden çıkartacak. Birgün hastalanacak, şiddetli bir ateşli hastalık... Çevrenden yardım bekleyeceksin resimdeki bu baba gibi. yarı baygın duran çocuğunu sermaye olarak göstericek, trafikte sadaka isteyeceksin. Elbet büyüyecek, birgün gelicek askere gidecek bu sıpa. Gözlerin ağlaya ağlaya yollayacaksın. Vatanını korumaya giden bir erkek evladın kıymetini o zaman anlayacaksın. Vatanı için uğruna canını verebileceği bir erkek evlat. Üstelik bu vatan ona hiçbir gelecek sağlayamazken gözünü kırpmadan onu koruyabilen bir erkek evlat. Onunda hayata karşı fedakarlıkları başlamış olacak. Derken askerliği bitecek annesinin yanına özlediği, etsiz kurufasulyesini yemeye gelecek. Akşam sofrada ansızın göreceksin, sofranın tam karşısında, saçları ağıran annesinin yanında sana bakıcak, Ben geldim babacım diyecek. Birgün bir fabrikada işe başlayacak, eve biraz yardım etmeye başlayınca gönlüne annesinin yanında bir kadın daha sıkıştırıvericek. Tekrar bir akşam sofrada, artık evlenmek istediğini söyleyecek. Yine onun şartlarında büyümüş bir genç kız. Tekrar düşünmeye başlıyacak ve nasıl bunu gerçekleştirebileceğinin planlarını tam yapamadan iki kanepe birde sehbanın bulunduğu başka bir evde, elinde bir arkadaşından yalvar yakar aldığın borçla bir kutu çikolata ile bir başka babanın karşısına çıkıp genç kızı oğluna isteyeceksin. Derme çatma bir düğün ve sonrasında hayatının en güzel kadınıyla yıllar sonra tekrar yalnız kalacaksın. Bir süre sonra oğlun hayatının en güzel kadınından hayatının en güzel haberini alacak, yanına büyük bir sevinçle geldiğinde baba olacağının haberini vericek sana ve sonra...

Hiç yorum yok: